Eğitimde Eşitsizliği Ortadan Kaldıralım

Pa, 13/06/2021 - 20:31
  • Arttır
  • Eksilt
  • Normal

1 milyon 200 bin öğrencinin başvuru yaptığı ve 175 bininin sınav puanı ile bir okula yerleştirileceği LGS (liselere giriş sınavı) eğitimde eşitliğin tamamen ortadan kalktığı salgın koşullarında gerçekleştirildi.

MEB salgın koşullarında bile neoliberal bakış açısıyla tam da AKP iktidarının yıllardır uygulamaya çalıştığı piyasacı ve gerici eğitim politikalarını hayata geçirmeye devam etmektedir.

Rekabetçi, sınavlara endekslenmiş kapitalist bir eğitim sistemi, yaşanan pandemi ile birlikte eğitimde eşitsizliği katbekat arttırmıştır. Öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısının da bu sürece bağlı olarak artmasına rağmen MEB bu durumu tamamen görmezden gelmiş ve sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Yıl boyunca okulları geceden sabaha, hazırlıksız bir halde gerekli önlemeleri almadan ‘’talimatla’’ açıp kapatarak toplumda güvensizlik yaratmıştır. Birçok özel öğretim kursunu, özel okulu denetlemeyerek eğitim ve öğretimin bu kurumlarda yüz yüze sürmesine göz yuman, kamusal eğitimi güçlendirmek adına gerekli öğretmen atamasını yapmayan, öğretmeni masraf olarak gören MEB, sürecin başlıca sorumlusudur. 

Böyle bir ortamda sınava giren öğrencilerin çoğu, sınav sonucunda iktidarın ‘’niteliksiz’’ olarak adlandırdığı, meslek liselerine, imam hatip liselerine ya da açık liselere adrese bağlı olarak kayıt yaptırma zorunluluğu ile karşı karşıya bırakılacaktır.

Özellikle sosyoekonomik durumu iyi olmayan yoksul ailelerin çocuklarının ve diğer dezavantajlı gruplarda yer alan birçok öğrencinin uzaktan eğitime dahi ulaşım sağlayamadığı böyle bir süreçte; LGS soruları ölçme değerlendirme ölçütlerinden uzak, niteliksiz ve zorluk derecesi yüksek sorulardan oluşturulmuştur.

Bu olumsuzlukların yanı sıra LGS sorularından bazılarının bir yayınevine ait kitapçıklardaki sorular ile çok büyük benzerlikler göstermesi ve ortaya çıkan videolar, sınavın güvenilirliğine şüphe düşürmüştür. İddialara dair Bakanlığın “Kanıt yokken bu açıklamalar sınava giren öğrencileri sıkıntıya sokar” yanıtı milyonlarca öğrenciye kaygı, umutsuzluk ve çaresizlikten başka bir şey sunmayan iktidarın riyakârlığının bir ürünüdür. 



Şu anki eğitim anlayışıyla adaletsizliğin ve eşitsizliğin önüne geçilmesi mümkün değildir. Sınav odaklı, rekabetçi ve dayatmacı eğitim anlayışı acilen terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda eğitim alabileceği eğitim sistemi bir an önce oluşturulmalıdır. 



Öğrenciler, veliler, öğretmenler ve memleketin geleceğini dert edinen bizler eğitimdeki eşitsizliği ortadan kaldıracak bir mücadele hattını örerek parasız, bilimsel, kamusal, ana dilinde eğitim anlayışını inşa edebilmek için mücadeleye çağırıyoruz. 

Eğitimde gerici, piyasacı, cinsiyetçi anlayışı hep birlikte durduracağız!