Siyasal islam ve gericilik

Cts, 02/10/2010 - 14:10
  • Arttır
  • Eksilt
  • Normal

Siyasal islam ve gericilik

1-     1980 sonrası üniversitelerde yükseltilmeye çalışılan türban ve özgürlük tartışmalarıyla ön plana çıkarılmaya çalışılan kadınlar yoğun bir özgürlük tartışmalarına itildiler.üniversite önlerindeki protestolar ve eylemliliklerde ön planda kadınlar yer aldı.ama bu kadınlar adına imza kampanyası düzenleyen ve imza toplayanlar hareketin erkekleri idi. Düğmeye basıldı kadınlar sokaklara türban ve özgürlük tartışmalarıyla çıkarıldılar ve yine bir hareketle evlerine çekildiler okullarını bıraktılar inat edip okullarını bitirenler ise kamusal alanda yer almak yerine evlerine ve geleneksel rollerine dönmeyi tercih ettiler.

2-     Refa-yol hükümeti döneminde ise hanımlar lokali ve benzeri oluşumlarla kadınlarını evlerinden çıkardılar yardım kermesleri,yardım kampanyaları ile bir araya getirilen kadınlar kamusal alanda yer almak yerine arka planda  ve geleneksel çizgide hareket ettirilmiş oldu.Refah-yol dönemi içinde siyasetteki erkeklerin eşleri konumundan öteye geçirilmediler.(daha da genişletilebilir sanırım)

3-     AKP hükümeti döneminde ise durum biraz daha farklı şekil aldı aslında,siyaseten vitrininde kadına daha çok yer veren bir tablo çizildi.Yakın zamanda türban tartışmalarıyla özgürlük mücadelelerini 80’lerdeki üniversite hareketinde kullandıkları yöntemin ötesinde daha belirgin bir biçimde kadınların kamusal alanda yer aldıklarını almaları gerektiklerini vurgulayan adımlar attılar.AKP kadrolarında kadınlar yoğunluklu olarak yer aldı.Parti programları dahilinde net bir kadın politikası bulunmayan AKP özellikle AKP’li belediyelerde kadın komisyonları adı altında oluşturulan birimler mahalleli kadınların sorunlarına yönelik çözümler üretmek yerine kreşler,iş alanları,sosyal tesisler(sosyalleşebilecekleri kendilerini geliştirebilecekleri vasıflarda))gibi,özellikle yoksulluk üzerinden ihtiyaçlı ailelere ulaşmak yardımlar dağıtmak suretiyle cemaat ilişkilerini yaygınlaştıran meşrulaştıran bir çizgide ilerledi,yardımlarla halkı dilencileştiren kurulmaya çalışılan cemaat ilişkileri ile biat kültürü bağımlılık ilişkileri kurulmasının zeminleri arandı.

AKP siyaseti kadının kamusal alanda yer alması tartışmalarını ancak görsel bir çizgide suni bir biçimde yaptı.Kadını özgürleştiren hayatı ve seçimleri hakkında söz sahibi yapmayan mümkün olduğunca geleneksel rolleri dışına çıkmasına izin vermeyen çizgisini korumaya devam etti,sosyalleşmesi ,politikleşmesi gibi hedeflerden uzak zeminlerdeki faaliyetlerde ön plan çıkmaları önlerinin açılması sağlandı.Siyasi vitrinindeki kadınlarınsa söz yetki ve karar mekanizmalarının içine dahil olabilecekleri kadına, kadın sorunlarına yönelik bir programatikten uzak durdukları göze çarpmaktadır.türban tartışmaları dışında ne şiddet ne sağlık nede eğitim alanında ne de iş istihdamı alanında kadına yönelik ciddi programlar oluşturulmamıştır.

İş alanlarına değinilmişken bugün mahallerde kurulan Bel-mekler AKP eliyle uygulanan neo liberal politikaların özellikle kriz  sürecinde kadını ucuz iş gücü olarak değerlendirip istihdamına dair herhangi bir adım atmayan uygulamalarına en iyi örneklerdir.

Her ne kadar görünürde kadının kamusal alanda yer almasını destekleyen işlermiş gibi görünse de daha içte  zihniyetin üzmez  vb örneklerde de gördüğümüz gibi değişmediğini  değişemeyeceğini bir kez daha bize göstermiştir. Kadına ikinci sınıf insan muamelesi toplumdan yalıtan biat ve korku egemen bir tavırla geleneksel rollerini hasseden zihniyet yoksulluk yoksunluk ve pek çok  sıkıntılı alanda  cemaat ilişkileri güvenliğinde kendine yer bulmaktadır,üzmez örneğinde olduğu cezalandırılmak yerine aklanmaya çalışılmaktadır.