Eğitim Hakkı Anasayfa

Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Kadınların Eğitim Hakkı Atölyesi Sonuç Bildirgesi

Cu, 08/03/2013 - 21:00
  • Arttır
  • Eksilt
  • Normal

Türkiye’de eğitim politikası bugüne kadar kapitalizm, siyasi iktidarlar ve aile arasında kurulan güçlü bağın etkisi ile şekillenmiştir. Eğitim alanında yaşanan neoliberal dönüşümle kamusal kaynakların geri çekilmesi, başta kadınlar olmak üzere herkesin eşit, parasız, bilimsel, anadilinde eğitim hakkını engellemektedir. Kadınlar adeta eğitim alanından dışlanmaktadır. Bugün AKP iktidarı ile eğitim alanında açığa çıkan dönüşüm gerici, cinsiyetçi, tek millet-tek bayrak öğretisine dayalı ırkçı öğelerle kaynaştırılmış ve İslamcı muhafazakar ideoloji ekseninde yeniden yapılandırılmış olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu anlamda AKP iktidarının eğitim alanına yaptığı müdahale; hakim ideolojinin taşıyıcısı, yansıtıcısı ve sürdürücüsü olarak işlevlendirilen okul sistemini erkek egemenliğini, gericiliği ve piyasacılığı pekiştiren düzenlemelerle besleyen bir özellik taşımaktadır. Eğitimde gerçekleştirilen İslamcı muhafazakar uygulamalar kız öğrencileri ev içi rollere hazırlarken, özel ve kamusal alanda eşitsiz toplumsal ilişkilerin kurulmasına; sermayenin ihtiyaçlarına göre kadının emeğinin ve kimliğinin değersizleşmesine neden olmaktadır. Bugün eğitim sistemi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretmektedir.

Eğitimin paralılaştırılması ile birlikte neoliberal öğretinin ve piyasa ilişkilerinin ders kitaplarının içeriğinden, okuldaki kültürel ortama ve eğitimcilerden okul çalışanlarına, velilerden öğrencilere kadar yaygınlaştırılması; kız çocuklarının eğitimden dışlanmalarını, veli olarak kadınların bakım emeğinin artmasını, kadın öğretmenlerin güvencesizlik kıskacında ucuz emek olarak istihdam edilmelerini beraberinde getirmektedir.

Eğitimde cinsiyetçi, sınıfsal ve etnik farklılıklar keskin biçimde ayrışıyor. Okul ortamlarında tek tip kadın ve erkek rollerini pekiştirilirken tüm cinsel yönelimler eğitim sürecinin dışında bırakılıyor. Anadilinde eğitim görmesi gereken/görmek isteyen kadınlar daha fazla mağdur ediliyor.

AKP iktidarının eğitimdeki piyasalaştırma ve gericileştirme politikalarının kayıt ve aidat paraları, müfredat reformları, eğitim şuraları ile başlayıp son olarak 4+4+4, kılık kıyafet yönetmeliği ile devam eden seyri, eğitimi bir hak olmaktan çıkararak, parası olanların ancak muhafazakar kalıplar içinde alabileceği bir hizmet haline dönüştürüyor.

Eğitimin içeriğinin gericileştirilmesi ve eğitimin piyasalaştırılmasının çocuklar kadın öğrenciler üzerindeki etkisi

Cinsiyetçi ve gerici ideoloji ile beraber hız kazanan neoliberal dönüşüm kız çocuklarını bu kalıplar arasında sıkıştırıyor ve eğitim hakkını gasp ediyor.

AKP’nin eğitim şuraları, müfredat reformları ile eğitim sistemi ders kitaplarından öğrenci- öğretmen ilişkisine kadar gerici ve cinsiyetçi içerikle yeniden yapılandırıyor. Ders kitapları kadınların geleneksel kadınlık rollerini vurgularken, AKP iktidarının “müfredat reformları” sonrasında kadın, ders kitaplarında neredeyse görünmez hale getiriliyor.

Eğitimde cinsiyetçi ortamı keskinleştiren uygulamalar devreye sokuluyor. Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15. Maddesindeki “Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir” ifadesi karma eğitimin de hedef alındığını gösteriyor.

4+4+4 eğitim sistemi doğrudan kız çocuklarının eğitim sürecine vurulmuş bir darbedir. Kesintili eğitimin, toplumdaki cinsiyetçi roller nedeniyle ilk olarak kız çocuklarının okuldan alınması ile sonuçlanacağı ortadadır. Bu durum aynı zamanda açık liselerde ve uzaktan eğitimle dışarıdan okumaya teşvik edilen kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerine, çocuk gelinlerin artmasına neden olacaktır.

Öte yandan 4+4+4 kesintili eğitim sistemi sermayenin ara eleman ihtiyacına köle olarak hazırlanan ucuz çocuk emeğini kazanma projesidir. Kız çocukları toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretildiği kuaförlük, sekreterlik, tekstil gibi kurslara ve meslek liselerindeki programlara yönlendirilmektedir.

Bugün dinsel baskı araçlarının yaygınlaştırılması ile şekillenen eğitim politikası, kız çocukları üzerinde örtünme baskısına zemin hazırlıyor. Kılık kıyafet yönetmeliği ile erkek egemenliğinin ve siyasal İslam’ın simgesi olarak türbanın yaygınlaştırılması hedefleniyor. 4+4+4 ile birlikte okulların imam hatipleştirilmesi, zorunlu/seçmeli din dersi ile gericiliğin nüfuz alanının artırılması kız çocukları üzerindeki dinci baskının ve erkek egemen tahakkümün artırılması demektir. Kadınla erkeğin eşit olmadığı tezini güçlendirmenin, kadınları sadece eş ve anne olarak ve gerektiğinde ucuz emek olarak topluma hazırlamanın adımlarıdır.

Kadın öğrenciler için, kesintili eğitim ile ortaöğretimden başlayan dışlanma üniversite de katlanarak artmaktadır. Kadının aile içindeki konumunun öncelik haline geldiği günümüzde, üniversite eğitimi kadınlar için ulaşılması en güç aşamadır. Anadolu üniversitelerinde daha fazla olmakla birlikte yaşanan gerici baskılar, yurtlarda yaşanan, bekâret kontrolüne kadar varan eşitsiz/cinsiyetçi uygulamalar, paralı eğitimin bir sonucu olarak kadın öğrencilerin çalışmak zorunda kaldığı, kadın bedeninin nesneleştirildiği işler, üniversiteli olabilmiş kadınların eğitim hayatını olumsuz etkileyen nedenlerdir

Eğitimin içeriğinin gericileştirilmesi ve eğitimin piyasalaştırılmasının veliler üzerindeki etkisi

Piyasalaşan eğitim ortamının veli olarak kadınlara yüklediği roller, eğitime yeterli bütçenin ayrılmaması nedeniyle katlanarak artmakta, okulların personel eksikliğinden doğan boşluk kadınların emeği ile kapatılmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda okul aile birlikleri ve sınıf anneliği bu görevlere biçilmiş kaftan olarak görülmektedir. Okullarda temizlik yapan, para toplamak zorunda kalan veliler, kamusal hak olan eğitimin,  çocuk bakımının ve çocuğun eğitim sürecinin kadınların omzuna yıkıldığını göstermektedir. Eğitimin aile içi bir yükümlülüğe dönüşmesiyle, çocuğun eğitimdeki “başarısı ya da başarısızlığı”nın ailenin, en çok da annenin sorumluluğu haline dönüşmesine yol açmıştır. Bu durum kadının toplumsal yaşamdaki varlığının ev işine ve bakım işine indirgenmesine neden olmaktadır.

Kadınların eğitim sürecinden dışlanmaları yetişkin kadınların toplumsal yaşama katılma süreçlerine darbe vururken, AKP, meslek edindirme kursları açarak kadınları hem cemaat ağlarına dahil etme hem de piyasaya ucuz iş gücü olarak sunma olanağını yakalamıştır. Kurslarda verilen eğitimlerle de ev kadını ve annelik rolleri yeniden üretilmiştir. 

Eğitimin içeriğinin gericileştirilmesi ve eğitimin piyasalaştırılmasının eğitimciler üzerindeki etkisi

Eğitimin piyasalaştırılması eğitim emekçilerini güvencesizleştirirken, eğitim ortamındaki cinsiyetçilik kadın ve erkek eğitimciler arasındaki eşitsizliği beslemektedir. Kadın öğretmenler erkek egemen okul yapısı içerisinde yönetim kademelerinden dışlanarak yardımcı rollerde ve annelik rolleriyle konumlandırılmaktadır. Bakım işinin daha yoğun olduğu ve annelik-öğretmenlik özdeşliğinin var olduğu okul öncesi alanlarda daha çok kadın eğitimciler istihdam edilirken, özellikle 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte erken yaşta okullaşma kadın öğretmenlere çocuk bakımı görevini de yüklemiştir.

AKP’nin kadın düşmanı politikaları eğitim alanında öncelikle kız çocuklarını, velileri ve eğitim emekçilerinin konumunu etkilemektedir. Bu durum 4+4+4 ile birlikte derinleşen gericileştirme ve piyasalaştırma politikalarının durdurulmasını zorunlu kılmaktadır.

Veli, öğretmen ve öğrencilerin bir araya geldiği Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisleri, kadınların eğitim hakkı için yürütülecek mücadelede bir buluşma zeminidir.

Yeni bir toplumsal rejimin inşasında erkek egemen, gerici, piyasacı AKP iktidarının yaptığı yığınağa karşı eşitlikçi bir eğitim ve toplum için;

Taleplerimiz ve Mücadele Programımız

  • Eğitim özellikle kadınlar açısından toplumsal hayata özgür ve eşit biçimde katılmak ve insanca bir yaşam için temel bir haktır. Kadınların eğitim hakkının önündeki en temel engellerden olan piyasalaştırma ve gericileştirme politikaları eğitimin her düzeyinde son bulmalıdır. Eğitimin kamusal bir hak olarak örgütlenmesi ve başta kadınlar olmak üzere herkese eşit, parasız, bilimsel, anadilinde bir hak olarak sunulması için mücadele edeceğiz.
  • 4+4+4 eğitim sistemi kız çocuklarının eğitiminin kesintiye uğramasına, çocuk gelinlerin artmasına, kız çocuklarının örgün eğitim ortamının dışında kalmasına neden olacaktır. Bu nedenle 4+4+4 eğitim sisteminin kaldırılması, herkes için yaygın kesintisiz eğitim sağlanması için mücadele edeceğiz.
  • Yetişkin eğitiminde kadınların toplumsal hayata eşit birer yurttaş olarak katılabilmeleri için, yetişkin okuryazarlığı hizmeti kamusal, parasız, anadilinde ve eşitlikçi bir biçimde verilmelidir. Halkevleri’nde eğitim hakkından mahrum kalmış kadınların okuma yazma öğrenebilecekleri çalışmalar yürüteceğiz.
  • Toplumsal yaşamdaki cinsiyet eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması için okullarda ilkokuldan başlamak üzere toplumsal cinsiyet dersleri kamusal eğitimin bir parçası olarak verilmelidir. Müfredatlardaki cinsiyetçi, ırkçı, gerici öğeler ortadan kaldırılmalı, başta öğretmenler olmak üzere tüm eğitim emekçilerine de özel olarak toplumsal cinsiyet eğitimi verilmelidir. 
  • Eğitimde kadınları nesneleştiren, ikinci sınıflaştıran, özgürlüğünü kısıtlayan türban gibi simgelerin ve dinsel öğelerin yaygınlaştırılmasına karşı mücadele edeceğiz. 4+4+4 ile birlikte ilk ve orta öğretimde kılık kıyafet yönetmeliği adı altında getirilen türbanı yaygınlaştıran cinsiyetçi, gerici politikalara karşı kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyüteceğiz.
  • Müfredatta mesleki ayrışmayı ve geleneksel rolleri öne çıkaran bir teşhir çalışmasını süreklileştirecek, meslek liselerinin müfredatında toplumsal cinsiyet rollerine göre belirlenen ve liselileri buna uygun mesleklere yönlendiren müfredatın ortadan kaldırılması için mücadele edeceğiz.
  • Okullarda okul aile birlikleri ve sınıf anneliği aracılığıyla yürütülen para toplama, okul temizliği gibi uygulamalar kaldırılmalıdır. Eğitimin piyasalaştırılması nedeniyle kadınların omzuna yüklenen bakım işleri ve okul hizmetleri kamusal olarak sağlanmalıdır. Çocuk bakımı ve eğitim süreçleri toplumsallaştırılmalıdır.
  • Okul öncesi eğitim zorunlu olmalı ve kamusal olarak sağlanmalıdır. Her mahalleye ve işyerine kreş, anaokulu ve bakım evleri açılması, buradaki hizmetlerin parasız, kamusal olarak sunulması için mücadele edeceğiz.
  • Eğitim alanındaki ataerkil yapının eşitlikçi biçimde dönüştürülmesi ve eğitim alanında güvencesizleştirmeye karşı kadın eğitimcilerle birlikte mücadele edeceğiz.
  • Eğitim alanındaki gerici, cinsiyetçi, piyasacı uygulamaların ana hedeflerinden olan liselerde eğitim görmekte olan liseli kadınların yürüttüğü demokratik lise, eşitlikçi eğitim mücadelesinin yanında olacağız.
  • Üniversitelerde yaşanan her türlü cinsiyetçi uygulama ve baskıya karşı, kadınlar için araştırma/danışma/dayanışma birimlerinin oluşturulması, ayrımcı dilin son bulması için üniversiteli kadınlarla birlikte mücadele edeceğiz. Kadınların üniversite eğitimlerini engelleyecek her türlü piyasalaştırma ve gericileştirme uygulamasının karşısında olacağız.

Öneriler

  • Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisleri bünyesinde eğitimde 4+4+4’le birlikte derinleşen cinsiyetçi, gerici ve kadınları eğitim hakkından mahrum bırakacak; kız çocuklarının okullaşmasını engelleyecek, okul terklerine neden olan uygulamaları takip edecek veli komisyonları oluşturacağız.
  • Toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üreten resmi ve örtük müfredatı ve ders kitaplarını inceleyecek, ders kitaplarındaki cinsiyetçi öğeleri belirlemek ve teşhir etmek için Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisleri bünyesinde velilerle atölye çalışmaları yürüteceğiz. Alternatif müfredat çalışması yürütecek öğretmen, akademisyen ve pedagoglardan oluşan bir birim kurulması için eğitim hakkı mücadelesi bileşenleriyle yan yana geleceğiz.
  • Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisleri olarak her ay açıkladığımız “Okul Durum Raporları” üzerinden cinsiyetçi ayrışmayı keskinleştirecek pratikleri teşhir edecek, okulların bu çerçevede izlenmesi, takip edilmesi için fiili ziyaretler gerçekleştireceğiz.
  • Halkevleri şubelerinde kadınlarla birlikte medya okuryazarlığı, çalışmaları örgütleyecek, kadınların özgürleşeceği alternatif eğitim modellerini birilikte üreteceğiz.
  • Eğitime bütçe ayrılmadığı için maddi kaynak yaratma ve bulma işlevine indirgenmiş olan okul aile birliklerinin yönetimlerinde yer alacak ve işleyişine müdahale edeceğiz.
  • Kadınları annelik rolüne sıkıştıran “sınıf anneliği” kavramını reddediyoruz. Çocuk bakımının ve eğitim sürecinin ebeveynlerin ortak sorumluluğunda ve devlet tarafından kamusal olarak sağlanması için mücadele edeceğiz.
  • Meslek edindirme kurslarının işleyişindeki cinsiyetçi program, tutum ve uygulamaları teşhir edecek, eşitlikçi eğitim ortamlarının oluşturulmasını bir mücadele başlığı haline getireceğiz.
  • Halkevleri Yaz Okulu müfredatında çocuklara yönelik toplumsal cinsiyet derslerinin yer alması için çalışma yürüteceğiz.

Okullarda kılık kıyafet serbestisi adı altında yürütülen gerici, cinsiyetçi düzenlemelere ve dinsel öğelerin yaygınlaştırılmasına neden olan uygulamalara karşı imza kampanyaları yürüteceğiz.


Halkevleri Genel Merkezi
Konur Sokak No:8/9 Kızılay, Ankara
Telefon: 312-4192717 Faks: 312-4193207 Eposta: bilgi@halkevleri.org.tr
Bağışlarınız için; İş Bankası (Ankara) Meşrutiyet Şubesi 785989 nolu hesap